AŞK (B&B)

1/10/2009


   Bir adamı ne kadar sevebilirsiniz? Başkaları tarafından delice sevildiğinizi bildiğiniz zamanlarda; gözyaşlarınız kuruyuncaya dek onu özlediğinizi anladığınızda, nasıl avutursunuz kendinizi; nasıl ısıtırsınız üşüyen ellerinizi, yüreğinizi? Kendi kendinizi ikna etme ve içinizdekileri inkar etme girişimleriniz kendinizi kandırmanıza bile yetmezken, nasıl sırt çevirirsiniz? Kaç ay ayrı kalıp onun size kendini hatırlattığı kaç sefer kendinizi duvarların ardında, midye kabuğunuzun içinde, dikenli tellerinizin berisinde tutabilirsiniz? Yanındayken bile özlediğiniz bir adama "Seni seviyorum." demeden geçen her dakikanın verdiği ölümcül acıya nasıl alıştırabilirsiniz kendinizi?

   Bir yüreği nasıl susturabilirsiniz? Hele karşılıklı atan iki kalbin sesini nasıl duymazdan gelebilirsiniz? Dudaklarınız değil yalnızca, tüm hücreleriniz sayıklarken adını; gördüğünüz her şey, dinlediğiniz her şarkı ve hatta bildiğiniz tüm gerçeklikler size ikinizi hatırlatırken, nasıl rol yapabilirsiniz? 
 
    Ah mine'l aşk! demeleriniz hiç bitmezken ve hüzünlü bir tebessümün yüzünüze yerleşmesine, tatlı bir heyecanın güzün en sert zamanlarında bile ilkyazı size hatırlatıyor olmasına şahitlik ederken siz; aşktan nasıl kaçabilirsiniz, kaçabilir misiniz ve yahut kaçacak kadar hiç misiniz?

   Üç koca ayı onsuzluk acılarıyla geçirip bir ömürlük kavuşmaya bir adım kalan sevgiliye ithafen...

  

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır
« Önceki - Sonraki »

Yoldayım; her an biraz daha yaklaşmaktayım yazının ışıltılı kapısına...

Kuracağım cümlelerim var. Anlatacağım masallar... Okuyacak zamanınız varsa eğer... Beklerim; ben buradayım. Bir masal kahramanıydı satırlara aksettirdiğim... Film karelerinde rastladığım iyi adamlardı düşlediklerim... Bir dost sesi uyandırırcasına beni pembe düşlerimden "Filmlerdeki aşklar ancak beyaz camda." demişti. Nasıl da doğru söylemişti...

Son Yazılarım

Arkadaşlarım

Kategorilerim

Bağlantılarım

* Designed by In Obscuro