TATİL...

18/9/2009


Bugün itibariyle, çarşamba öğlen saatlerindeki özel dersimi saymaz isek, perşembe sabahına kadar dinlenmece, gezmece ve uyumacalardayım:)
48 tane bebeğim, iyi bayramlar diledi bana... Onların dilediği andan itibaren de, iyi geçmeye başladı:)

Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

AŞK(L)A...

16/9/2009

Hayatın tüm hücrelerimize işlemesine izin verdiğimiz gün çıkarmıştık davetiyelerin en süslüsünü, gözbebeklerimizden yanaklarımıza süzülen yaşlara. Onlar ki; anıların, yaşanmışlıkların bizden götürdüklerinden geriye kalan en saf parçalardı. Dudağa sürülen ruj gibi, zamanla anılar da silikleşecekti; lâkin yanağımızda, elmacık kemiklerimizde kalacaktı her daim, o tuzlu sıcağın sızısı ve bizim sağ elimiz sol mememizin altını korkakça yoklayacaktı sızının oradan geldiğini sanıp. Oysa, yüreğimizdeki tahta layık olamamışlar için; orada yeşertilecek acılara bile yer yoktu. Kimiz zaman duyduğumuz aşktan olsa gerek, biz bile ayırdına varamadık bu ince ayrıntının.



Gökyüzünün mavisinde huzru, sevgilinin avuçiçinde baharın sıcaklığını, sözlerinde aşkı aradık. Oysa huzur da, bahar da, aşk da bizdik ve bizden yitmeyi seçenler, buna kendilerini mahkum edenler yazık ki; hayattan noksan kalacaklardı. Hayatları bahar, aşk ve huzur kokabilirdi bizim yanımızda. Hayatları bizden bir parça taşıdığı müddetçe, kendimizle beraber çoğaltabilirdik onları da.



Geçen günler, aylar ve yahut yıllar boyunca duvardan duvara vurulacak başlar, akıtılacak yaşlar bile onların ruhlarının temizlenmesini sağlayamayacaktı. Uslarında da korkup ardlarında bıraktıkları yüreklerinde hissettikleri boşluğu saklayacaklardı. Ne yazık ki, kayıpları büyüktü. Kayıpları bizdik çünkü. Şimdi böylesi aşk savaşlarında, aşka teslim olmak yerine, aşkla savaşıp aşksızlıkla cezalandırılan o ruhlar için tek duam; herkesin hakkettiğini yaşaması bundan sonra ve tek bir damla gözyaşım, aşktan korkup kaçmışların üşümeye mahkum ruhlarına...

Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

MİNİ MİNİ BİRLER :)

15/9/2009

Bir hamur misali, sizin bilgilerinizle yoğrulup bilmedikleri pek çok şeyi öğrenecek onlar... Güneşin bütün renklerini gözbebeklerinin ışıltısında taşıyan onlar... Pür dikkat sizi dinleyen; bir heyecan, anlatmaya çalışan; cır cır böceği, bülbül misali şakıyan onlar...
Şimdi onların her birinden pek çok yapma zamanı... Şimdi mini mini birlerin öğretmeni olma zamanı... :)

Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
« Önceki - Sonraki »

Yoldayım; her an biraz daha yaklaşmaktayım yazının ışıltılı kapısına...

Kuracağım cümlelerim var. Anlatacağım masallar... Okuyacak zamanınız varsa eğer... Beklerim; ben buradayım. Bir masal kahramanıydı satırlara aksettirdiğim... Film karelerinde rastladığım iyi adamlardı düşlediklerim... Bir dost sesi uyandırırcasına beni pembe düşlerimden "Filmlerdeki aşklar ancak beyaz camda." demişti. Nasıl da doğru söylemişti...

Son Yazılarım

Arkadaşlarım

Kategorilerim

Bağlantılarım

* Designed by In Obscuro